Yazılımın GÜNEŞİ yüzyıllık fırsat olarak geleceğimizi aydınlatıyor



Türkiye sıkıntılı bir süreci atlattı. Terör örgütünün darbe girişimini yurttaşlar tankların üzerine çıkarak aştı. Demokrasi için kahramanlık destanı yazan bu yurttaşlar için önümüzdeki günlerde ne yapılsa azdır…

Onlara daha iyi hizmet, refah seviyesi yüksek bir yaşam herkesin boynunun borcu olmalı.

Bu anlamda bu hedefi gerçekleştirmek için bugüne kadar önerilenlere daha fazla ilgi göstermek durumunda herkes…

Mesela Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Doğan Ufuk Güneş’in yıllardır söylediği ama dinlermiş gibi yapılan görüşleri şimdi can kulağı ile dinlenmeli.

Bir gönül adamı Doğan Ufuk Güneş… Daha fazla gence iş için yıllardır herkese dert anlatıyor.  Yazılım sektörü iş konusunda bir yaman çelişki yaşıyor. Sektörde şu anda yaklaşık 160 bin kişi çalışıyor. Son gelişmelerle birlikte her yıl 70 bin elemana ihtiyaç duyuluyor. Milyonlarca gencin iş aradığı Türkiye’de sektör bu kadar eleman bulamıyor. Çünkü üniversitelerden sektöre 10 bin mezun geliyor. Üstelik bunun önemli kısmı sektörün istediği nitelikte değil.

İşte bu yaman çelişkiyi dile getiriyor Doğan Ufuk Güneş ve çözümü için her kapıyı çalıyor. Gençlere iş için duyun artık bu sesi diyoruz ve şu cümlelerini sizlerle paylaşıyoruz…

Türkiye bilgi çağını kaçırması halinde ülkenin yakalayabileceği başka bir tren yok. Aksi durumda bizim çocuklarımız sadece ve sadece ilerlemiş ülkelerden gelen turistlere hizmetçilik yaparlar. Çok yazık olur. Oysa genç bir nüfusumuz var. Üstelik teknolojiye çok yatkın. Genç ve teknoloji kullanan nesli bir an evvel üretebilen seviyede yetiştirmemiz lazım. Hatta teknolojiye sahip olmamız lazım. Patent sahibi olmamız lazım. Bunu yaptığımızda da minimum önümüzdeki on yıl içinde bir milyon gencimizin nitelikli iş bulmasını sağlarız.

Doğan Ufuk Güneş’in artık herkes tarafından bilinen şu cümlesi de herkesi heyecanlandırmalı…

- Türkiye’nin petrolü yazılım olabilir…

Peki bu mümkün mü? Kolay mı zor mu?

Bir kere şunu anlatalım… Dünya Bilişim pazarı şimdilerde 5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı.

Türkiye bunun yüzde 1’ini alabilse 50 milyar dolarlık bir gelir elde edebilir. Bugün bunun 50’de biri bile değiliz…

Yüzde 1 pay mümkün mü? Evet mümkün diyor Doğan Ufuk Güneş ve ekliyor…

- Bir kere yazılım sektörüne Türklerin genetik yapısı çok uygun… Pratik düşünen bir zeka yapısına sahip Türkler… Bu yazılım sektöründe çok işimize yarayabilir. Bunun üzerine sadece küçük bir ilave yapmak gerekiyor. Yazılım sektörünü stratejik sektör ilan edin. İşte o zaman Hindistan’ın yaptığını yapabiliriz. Bu alanda bölgesel merkez olabiliriz. Dünyanın sermayesi buraya akar. Şirketler akın akın Türkiye’ye gelir yatırım yapar… Sadece o meşhur 3 saatlik uçuş mesafesindeki ülkelere hizmet versek bize yeter. Orta gelir tuzağını yıkıp geçeriz.

Ülkelerin yüzyılda bir fırsat yakaladığını vurguluyor Doğan Ufuk Güneş ve şu önemli noktaların altını çiziyor…

- Fırsatlar ülkelerin ayağına genellikle 100 yılda bir gelir. Türkiye o yüz yılda bir gelecek fırsatı yakalamış durumda. Yazılım Türkiye’nin kapısını çalan 100 yıllık fırsattır. Bu sektörün dokunmadığı alan yok.  Sektörler ötesi bir sektörden bahsediyoruz. Dünya otomotiv pazarının üretiminin  yüzde  46'sı yazılım haline dönüştü . Bir araba üretiyorsunuz hammaddenin yüzde 46’sı yazılımdan oluşuyor. Yazılımın girmediği  bir alan yok sağlık, savunma, üretim, turizm, finans, eğitim her alanda var. Yazılımda 50 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmak demek bu sektörlerin her birinde etkin olmak demek. Katma değeri yüksek üretim demek. Zenginleşmek demek.

      

Bu örnek yazılıma yatkınlığımızı ispatlıyor

Evet Türkler pratik zekaları ile yazılımda öne geçebilir. Bu konuyu ispatlamak için çok örnek var. Sadece mobil bankacılıkla uygulanan EFT’yi anlatmak yeterli… Bizde EFT ile havaleyi birkaç dakikada yapabiliyorsunuz. Peki Almanya’da ne kadar sürüyor biliyor musunuz? 2 gün. İngiltere’de 3, Portekiz’de 4, Fransa’da 3 gün sürüyor. Neden? Çünkü bu platformları Türkler kurdu. Şimdi de Avrupa’ya satıyoruz. Mobil bankacılık tamamen Türk mühendisler tarafından geliştirilmiş bir şeydir dünyada. Mesela biz kredi kartını bugün şifreyle kullanıyoruz. ABD’de hala imzayla kullanıyorlar. Şifreli kredi kartı da Türk mühendislerin geliştirdiği bir platformdur dünyada. Kredi kartı çekim süresi bile Batı ülkelerinde dakikaları bulabiliyor. Bizde ise saniyelik bir şey, biliyorsunuz.

Binali Yıldırım yazılım sektörü için bir şanstır

Biz dernek yönetimine geldiğimizde yani 2011’de yazılım ihracatı 250 milyon dolar civarındaydı. Beş yılda 4’e katlandı. Binali Yıldırım’ın ulaştırma bakanlığı sırasında verdiği destekler bu noktaya gelinmesine büyük katkı yaptı. Mesela 3G ihalesinde sektörün gelişmesi için ihale şartnamesine yüzde 15 yerli ürün zorunluluğu koydurmuştu Binali Yıldırım… O zaman Ulaştırma Bakanıydı… Bu sektörün sınıf atlamasını sağladı. Bu bize cesaret verdi. Son GSM ihalesinde bu oran çok yükseklere çıktı. Artık mobil iletişimin yazılımında varız. Bu noktaya gelmemizde Binali Yıldırım’ın büyük payı oldu. O şimdi başbakan ve bu durum sektör için çok büyük bir şans.

İyi fikri olan yazılımcıları bekliyoruz

YASAD bünyesinde ‘Gemim’ diye bir oluşumumuz var. İyi fikri olan gençlere burada destek veriyoruz. Bu iş sadece mühendis ya da teknik elemanlarla olmaz çünkü, hayalciler, girişimciler gerekli, bunu biliyoruz. Gemim’i bu nedenle kurduk. Fikirleriyle gelen gençlere burada mentorluk veriyoruz ve fikirlerinin yazılıma dönüştürülerek ticarileşmesini sağlıyoruz. Hatta sektörde doğru oyuncularla buluşmasına ve ihracat yapabilmesine yardım ediyoruz. Küçük bir fikir bile çok büyük bir fark yaratabilir. Bakın mesela ABD’deki Tesla otomobillerinin hızını bir yazılım ile 240’tan 280 kilometreye çıkardılar. Araba aynı araba, değişen sadece bir yazılım. Bir akıllı telefonun pil ömrünü yine küçük bir yazılım ile 1 saat uzattılar. Yazılım dünyasında küçük bir fikir bile çok değerli olabiliyor.

Türkiye'nin geleceğine yatırım yapanlar 

Darbe terörü üzerine Türkiye karıştı diye bayram yapmaya hazırlananların hevesi kursağında kaldı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bu sıkıntılı süreçte STK’lar olarak daha aktif rol alacaklarını açıkladı ve bilgi kirliliğine savaş açtı.

Ardından TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ihracat yaptıkları herkese durumu anlatan mektuplar gönderme kararı aldı. Ayrıca sosyal medya aktif çalışma başlattı.

Sonrasında Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün, darbe girişiminin hemen ardından uluslararası düzeyde harekete geçti. TMB, yakın ve aktif ilişkide olduğu ve yönetim kurullarında görev aldığı Uluslararası Müteahhitler Birlikleri Konfederasyonu (CICA), Avrupa İnşaat Sanayi Federasyonu (FIEC), Avrupa Uluslararası Müteahhitler Birliği (EIC) ve Dünya Su Konseyi (WWC) gibi uluslararası meslek kuruluşları ile Türkiye'deki bütün yabancı misyon temsilciliklerine gönderilen mektuplarla sürece ilişkin bilgi verdi.

Bu çalışmalar Türkiye düşmanlarının hevesini kursağında bıra ktı. Ama esas haber Türkiye içinden geldi.

Bir iyilik adamı rahmetli Celal Aras tarafından 1979 yılında kurulan ve daha sonra kızı Evrim Aras’ın çalışmaları ile sektöründe marka haline gelen Aras Kargo ile ilgili şu bilgi herkesin dikkatini çekti.

Firmanın yüzde 25 hissesini elinde bulunduran Austrian Post CEO’su Georg Poelzl  Aras Kargo'nun yüzde 50 hissesini almaya talip olduklarını ve bunun içinde  100 milyon euro civarında ( yaklaşık 330 milyon TL) ödemeye hazır olduklarını söyledi.

Aras Kargo'yu  dünya markası yapmak isteyen Evrim Aras'da bu öneriye çok sıcak bakmadı tam aksine Austrian Post'un ellerinde bulunan % 25 hissesini satın alabileceğini açıkladı.

Türkiye'nin önemli firmalarından birisi olan Aras Kargo'ya yönelik bu ilgi Türkiye'nin geleceğine yönelik güvenin ispatıdır. 

Malatya’da film festivali olmazdiyenler 7’inci defa yanıldılar

Herkes bu iş olmaz demişti… Malatya nere film nere diyenler olmuştu. Onlar yanıldılar.  Malatya Uluslararası Film Festivali 7’inci yılına girdi. Aralıksız düzenleniyor.

Yerel yönetimden iş dünyasına herkes tam destek veriyor. Malatya halkı sahip çıkıyor.

İşte bu festival için ilk adım atıldı. Ulusal Uzun Film Yarışması için başvurular başladı.  23 Eylül 2016’ya kadar başvuru yapılacak. Ödül de fena değil… Bir önceki yıla göre iki katına çıktı ve 150 bin lira olarak belirlendi.

Peki hedef ne…. Ne yapılmak isteniyor… Bu konuda şu açıklama yapılıyor…

- Malatya Uluslararası Film Festivali ile yeni ve nitelikli filmleri izleyiciyle buluşturmak. Sinemamızın ulusal ve uluslararası alanda tanıtımını sağlamak ve sinema endüstrimizin gelişimine katkıda bulunmak..

Önemli bir amaç… Bu amacı gerçekleştirmek için birlikte hareket eden kurumları sıralamak istiyoruz… Malatya’da neden bu festivalin tuttuğu anlaşılsın…

Malatya Valiliği’nin koordinasyonu sağlıyor. Malatya Büyükşehir Belediyesi ana sponsor.  Malatya Kayısı Araştırma-Geliştirme ve Tanıtma Vakfı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu, Battalgazi Belediyesi, Yeşilyurt Belediyesi, Fırat Kalkınma Ajansı ve İnönü Üniversitesi destekliyor.


http://www.gozlemgazetesi.com/HaberDetay/251/166130/yazilimin-gunesi-yuzyillik-firsat-olarak-gelecegimizi-aydinlatiyor.html#.V6RQzzXw5_Y

Haberler

YASAD CloudTeams’le girişimciler için çalışıyor

Avrupa Birliği Araştırma ve Geliştirme Çerçeve Programı Horizon2020, 2017 Mart ayında tamamlanması planlanan bir projeyi daha hayata geçiriyor. Aralarında YASAD’ın da bulunduğu 4 ülkenin geliştirdiği, bulut tabanlı güvenilir yazılım platformu CloudTeams, Avrupa Birliği Araştırma Geliştirme Çerçeve Programı Horizon2020 çerçevesinde 2017 yılında Mart ayında tamamlanıyor.